Bağlamaya başlarken en sık sorulan şey, kısa sap mı uzun sap mı alınacağıdır.
İkisi arasında iyi-kötü ilişkisi yoktur; fark, perde sayısı ve el uzanımındadır.
Kısa sapta perde sayısı azdır ve el daha dar bir alanda hareket eder. Bu, başlangıçta belirgin bir kolaylık sağlar.
Uzun sap daha geniş bir ses alanı ve daha fazla perde verir; buna karşılık uzak perdelere uzanmak konum değiştirmeyi gerektirir.
Dağar belirleyicidir. Bazı yöre dağarları uzun sapın verdiği alanı gerektirirken, bazıları kısa sapta bütünüyle çalınabilir.
El ölçüsü ikinci ölçüttür. Küçük elli bir kursiyerde uzun sap, ilk aylarda gereksiz bir güçlük üretir.
Üçüncü ölçüt tınıdır. Uzun sapın pes bölgesi daha dolgun, kısa sapın orta bölgesi daha belirgin duyulur.
Başlangıçta biriyle başlayıp sonra diğerine geçmek olağandır; teknik büyük ölçüde aktarılır.
Tel düzeni de seçimle birlikte belirlenir. Farklı akort düzenleri, aynı sapta bambaşka bir el yerleşimi gerektirir.
Çalgının boyu tınıyı da belirler. Uzun sapın pes bölgesi daha dolgun, kısa sapın orta bölgesi daha belirgin duyulur; bu fark dağar seçimini etkiler.
Derslerimizde sap seçimi, kursiyerin el ölçüsü ve yöneldiği dağar birlikte değerlendirilerek yapılır.