Kursiyerlerin en sık sorduğu şey, günde ne kadar çalışmaları gerektiğidir.
Soru yanlış kurulmuştur. Belirleyici olan bir oturumun uzunluğu değil, oturumlar arasındaki aralıktır.
Yeni kurulan bir el alışkanlığı, tekrar edilmediğinde birkaç gün içinde zayıflar. Aralık uzadıkça her çalışma yeniden başlatır.
Bu yüzden haftada dört gün, günde yirmi ile kırk dakika, haftada bir yapılan uzun oturumdan daha çok sonuç verir.
Süre gün içinde bölünebilir. Sabah on dakika, akşam on dakika, tek seferlik yirmi dakikadan daha iyi işler.
Çalışmanın içeriği de belirlenir. Belirsiz bir "çalış" talimatı çoğunlukla parçayı baştan sona çalmakla geçer.
Her dersin sonunda plan yazılır: hangi bölüm, hangi tempoda, kaç gün.
Zor bölüm ayrılır. Parçanın tamamını tekrarlamak, takılan iki ölçüyü düzeltmez; o iki ölçü ayrıca çalışılır.
Çalışmanın nerede yapıldığı da fark eder. Çalgının hazır ve erişilebilir olduğu bir köşe, kurulum süresini ortadan kaldırır ve kısa oturumları mümkün kılar.
Çalışmanın içeriği de bölünür. Bir oturumun tamamını parçaya ayırmak yerine, süreyi ısınma, teknik ve dağar arasında paylaştırmak daha dengeli bir ilerleme sağlar.
Derslerimizde haftalık çalışma planı, her dersin sonunda kursiyerle birlikte yazılır.