Metronomla çalışan pek çok kursiyer, tıkı duyup ona yetişmeye çalışır.
Bu yaklaşım her zaman geriden gelen bir çalma üretir; vuruş tıkın arkasına düşer.
Doğru yaklaşım, vuruşun tıkın üzerine oturmasıdır. İkisi çakıştığında metronom neredeyse duyulmaz olur.
Bu, çalışmanın en açık ölçütüdür: metronomu duymuyorsanız yerindesiniz demektir.
Ses düzeyi de önemlidir. Çok yüksek bir metronom icrayı bastırır ve kaymayı gizler.
Başlangıçta metronom her vuruşta çalar. İlerledikçe seyreltilir: önce iki ve dördüncü vuruş, sonra ölçü başı, sonra iki ölçüde bir.
Seyreltme kademelidir. Bir aşamada tutarlı sonuç alınmadan bir sonrakine geçilmez.
Günde on dakikalık düzenli bir metronom çalışması, haftada bir yapılan uzun oturumdan daha çok sonuç verir.
Metronomun sesi de seçilir. Piyanonun kendi ses bölgesiyle çakışan bir tık kısa sürede duyulmaz hâle gelir; ayrı bir tını seçmek çalışmayı kolaylaştırır.
Tempo artışı da planlanır. Her adımda birkaç birim yükselmek ve o tempoda bir dakika kesintisiz çalabilmek, büyük sıçramalardan çok daha hızlı sonuç verir.
Derslerimizde metronom çalışması her programın parçasıdır ve kademeli olarak seyreltilir.